Doga Savascilari

 

                          ZALİM SİYAH KALEMİN VE SARIYER BELEDİYESİNİN  SOFRASINA OTURAN

 KUZEY ORMANLARI SAVUNMASINA CEVABIMIZDIR

“ ŞAPKA DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ “

                                      

Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü 1994 yılında  kuruldu. 20 yıldır da Türkiye’nin 81 ilinde ortaya çıkan  çevre sorunlarını dile getirdi ve sayısız çevre zaferi kazandı.  Verdiğimiz mücadelenin bir kısmını internet sitemizde görebilirsiniz. ( http://www.dogasavascilari.net/ )     Boğaz’daki gemi trafiğinin tek yöne indirilip, VTS sisteminin kurulmasından tutunda ilk Nükleer Karşıtı eyleme, ilk Arnavutköy’de yapılması planlanan 3. Köprünün protesto edilip Arnavutköyün kurtulmasına,  Zehirli Varillerin ortaya çıkarılmasına, Trans Trakyanın Trakya topraklarından geçmesinin engellenmesine  kadar uzanır ve devam eder bizim çevre mücadelemiz ve edecektir. Biz Geziden önceden de çevreciydik. Kimi zaman Kilyos’ta batan geminin üstüne çıkıp yaptığımız eylemden , kimi zaman boğazda geçen tankerlere karşı korkusuzca yaptığımız eylemlerden tanırsınız bizi. Her şeyimiz belgelidir belgesizde konuşmayız.

 Bu ülkede 1970’lerden beri çevre mücadelesi veren  ve Türkiye’de gerçek çevreciliğin yerleşmesini sağlayan başkanımızı yine doğruyu söylediği ve birilerinin işine çomak soktuğu için hedef almış birileri.  2002’de ilk AKP hükümeti kurulduğunda   bu hükümetin çevre programı yok bu hükümet çevre düşmanı deyip bugünkü yağmacı, talancı zihniyeti 12 evvel söylediği için AKP’ye yaranmak için kendine çevreci diyen bazı STK üyeleri başkanımızı mahkemeye vermişti. (Belge aşağıdadır.)  Şimdi de Sarıyer Belediyesinin Sarıyer’de yaptığı çevre talanını korkusuzca dile getirip basına taşıdığımız ve Siyah Kaleminin orman talanına çomak soktuğumuz için bu yapılardan beslenen kendine çevreci diyenler hakkımızda karalama kampanyası başlatmış.

İlk olarak 9  Ekim 2014 başkanımızın Facebookta Zekeriyaköy Formunda Sarıyer Belediyesinin Validebağın iki katı büyüklüğünde ormanlık araziye siyah kalem inşaatına ruhsat verip ve Validebağ’a desteğe gitmesini eleştiren yazısına Deniz Oktay  takma ismiyle çiğdem çıdamlının (yada gerçek adı deniz oktay sürekli takma isim kullandıkları için ) Sarıyer Belediyesi ve Siyah Kalemi savunmak için “bas git , herkes ne olduğunuzu biliyor “ yorumuyla başladı . Arkadaşımız zaten onu orada afişe etti. Bu nasıl çevreciliktir. Kuzey Ormanı Savunmasıyız diyeceksiniz, Sarıyer Belediyesinin ve Siyah Kalemin Zekeriyaköy talanını savunup, çevrecilere saldırıyorsunuz. ( yorumun çıktısını  alıp taradık ekte eğer yürekleri yeterse Zekeriyaköy formundan kendi yorumlarını   silmezlerse oradan da görebilirsiniz.) (https://www.facebook.com/groups/zekeriyakoyforum/?fref=ts)

 

Ayrıca açıklamalarından Zekeriyaköy Formu ile çalıştıklarını ifade ediyorlar o halde Danıştay kararını bugün ne kadar mağdur olan hak sahiplerine neden vermediniz. Şehir plancılarını mahkeme kararlarını neden basınla paylaşmadınız.

İddialara Cevaplar:

1.      ParkOrmanda yapılacak projenin broşürü ilk defa Şeyma Dumrul’u  Kanal 34’te sunduğu ve Doğa Savaşçıları Çevre Örgütünün  desteklediği Çevre Dosyasında gündeme getirilmiştir. 26 Mart 2014 tarihinde programın konuğu Belgrad Ormanı Gönüllüleri Derneği Başkanı Abdülkadir Bilgeydi. Belgrad Ormanı ve Milli Park olan Park Orman'ın imara açılması konuşuldu ve Abdülkadir Bilge  bir saat süren programda ele geçirdikleri kataloğu gösterdi ve yayında uzun uzun bu katalog gösterilip olay gündeme taşındı.  Daha sonra Doğa savaşçıları çevre örgütü bir bildiri yayınladı ve olayı gündemde tutup basınla paylaştı.  Yani ilk defa olayı gündeme Doğa Savaşçıları çevre Örgütü ve Belgrad Ormanı Gönüllüleri Derneği gündeme taşıdı.  Daha sonrada bir çok STK’nın katılımıyla toplantılar yapıldı ve diren fatih ormanı gurubu oluşturuldu. Biz Kuzey Ormanları gibi emek hırsızlığı yapıp her şeyi biz başardık demiyoruz.  Olayda emeği olan STK’ları da  söylüyoruz. 

 

Diren Fatih Ormanı  gurubunun yaptığı neredeyse  tüm toplantılara katıldık.  Eylemler için hazırlanacak afiş ve broşürler için diğer STK’lar gibi bizde maddi destekte bulunduk. Mücadeleyi engellemek isteyen bir yapı saf mıdır ki eylem için maddi destek versin.  İşin ilginci afiş yaptırmak için   bir iki ay evvel elli TLmiz bile yok arkadaşlar diyen Kuzey Ormanları Savunması  bugün Taksim’de bir ofis tutmuş, merkez yapmış. Ne kadar enteresan değil mi? Demek ki Sarıyer Belediyesi ve Siyah Kalem iyi beslemiş bunları.   Ayrıca Kuzey Ormanlarının yapacağı Eylül Ayındaki  kampa maddi anlamda destek olduk.  Kestiğimiz ve arkadaşlarına verdiğimiz paranın gider makbuzu elimizdedir.  Mücadeleye engel olmak istesek  bunu yapar mıyız  ?

 

  Bir de olayı ilk gündeme taşıyan arkadaşımız güya Sarıyer Belediyesindeki görüşmeleri kayda almış şirkete vermiş. Bu nasıl haince ahlaksızca saldırıdır.  Görüşmeye kalabalık bir ekiple gidildi.  Eğer öyle bir şey yapsaydık ve amacımız  mücadeleyi baltalamak olsaydı Şükrü Gençle yapılan görüşme de   gerekirse Şükrü Gencin odasını belediyeyi basarız diye toplantılarda ahkam kesenlerin Şükrü Gencin Kuzey Ormanları yapısını kastederek “Kantin Devrimciliği yapmayın, 3. Köprü için toplantı yaptığımızda neredeydiniz” diye azarladığın nasıl gıklarının çıkmadığını , sakince konuştuklarını dinletirdik.  

 

Bu görüşme sonrası Sarıyer Belediyesini afişe eden bir bildiri yazıldı mail gurubunda fikir alışverişi yapıldı biz  bayram sonrası diğer bilgilerle birleştirilip bu haliyle yayınlansın dedik ama Kuzey Ormanları adına toplantılara katılan şahıs bu bildirinin böyle yayınlanmasını istemedi ve zaten bu bildirinin yayınlanmasına engel oldu.  Şimdi kim mücadeleyi baltalamış anlıyoruz.  Ayrıca Kuzey ormanlarındaki bu şahıs Belediyede  Sevgi Atalayın odasında yapılan görüşme de konumuz Park Orman olmasına rağmen iki sefer “aslında Ağaoğlunun 1453 projesi masum adamın yaptığı bir şey yok” diye gereksiz savunmaya girdi. O zaman bir anlam veremedik. Ama meğerse amaç Kuzey Ormanlarını Savunmak değilmiş şimdi anladık.   Eğer amacımız mücadele baltalamak olsaydı bunları daha evvel söylerdik. Hatta kamuoyunda saklanan çoğu şeyi söylemiyoruz. Bu açıklamayı da yapılan çirkin saldırı sonunda yapmak durumunda kaldık.  Diğer yandan yine bu şahıs  Şehir Plancıları Odasında bir toplantıda Sarıyer Belediyesinden etkinlikler için otobüs desteği aldıklarını hatta para bile istediğini söyledi.  Ayrıca zaten Sarıyer Belediyesine yayınladıkları çağrıda belediyeyle ortaklaşa planlanan bir organizasyondu. Yoksa belediye ruhsat vereceğim deseydi yani şirketten bağış koparabilseydi bunlar belediyenin önünde eylem bile yapamazdı cesaret edip.   Tabi bunları gerçekten yürekliyse inkar etmezler. Gerçi takma isimle çevrecilik yapmaya çalışanlardan ne beklenir siz karar verin.   Ses kaydı yaptı diye aşağılık bir şekilde itham ettikleri arkadaşımız yedi yıldır yani onlardan önce çevre mücadelesi veren ve yaptığı TV programlarında, yazdığı yazılarda gerçekleri korkusuzca yazan  ve  eğer bir şey yaptıysa da  korkusuzca  evet yaptım diyecek kadar namuslu birisidir.

 

2.      Gelelim  Siyah Kalem meselesine.  Kuzey Ormanları Savunması gitmiş Ortadoğu’nun Savaş Rantını yiyen ve AKP’ye yakınlığıyla bilinen Siyah Kalem yetkilileriyle görüşmüş . (http://www.odatv.com/n.php?n=kim-bu-siyah-kalem-1409131200#.VDv5XCqbcWh.facebook) (http://barikat1919.org/orta-dogunun-savas-ranti-istanbul-ormanlarini-yagmaliyor/ )  

 

Onlarda  işlerine çomak sokan Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü hakkında onlar bizimle pazarlık yaptı sizi kullanarak demiş, Kuzey Ormanları Savunmasıda Zekeriyaköyün 600 dönümlük ormanlık arazisini yağmalama projesi yapan   sadece 2 parsel de 847 hissedar hak sahibi olan Zekeriyaköylüleri mağdur eden Siyah Kalemin sözüne inanmış. Bakın şu Allah’ın işine .   Kuzey Ormanları Savunmasının direnmediğini ve şirketle anlaştığını ulusal basın gündeme taşıdı. Bunun üstüne Kuzey Ormanları Savunması yani Sarıyer Belediyesi Savunması  işten sıyrılmak için  bizi karalamaya başladı ama bunu kimse yemez . (http://gundem.bugun.com.tr/hukumetin-vaadi-bos-cikti-haberi/1332077) (http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/newsDetail_getNewsById.action;jsessionid=FC124FBA4FD093625784EA51897BD937?newsId=39881&columnistId=0)  

 

Danıştay 6. Dairenin   yürütme durdurma kararına rağmen 25.07.2014 ‘te Sarıyer Belediyesinin ruhsat verdiğini biz gündeme taşıdık bildiriler yayınladık, milletvekilleriyle konuştuk  ve bu sırada Kuzey Ormanları Savunması gibi herşeyi biz yaptık demedik emeği geçenleri de söyledik. Peki kuzey Ormanları savunması ne yaptı biz çoğu defa bakın arkadaşlar Sarıyer Belediyesi ruhsat vermiş, proje başlıyor dememize rağmen tek bir yayın yapmadı( geçende artık el mahkum sözcünün haberini paylaştı)  üstelik  bizi daha vermemiştir ruhsat diye oyalamaya çalıştı hatta Zekeriyaköy’e gidip insanlara bu yönde bilgi verdi.  Bir de şimdi utanmadan biz Zekeriyaköy formuyla çalışıyoruz diye formu kullanıp kendini aklamayı seçiyor.  

 

Adınız Kuzey Ormanları Savunması olabilir ama  ne Zekeriyaköy’de Eczacıbaşı’nın yaptığı Sarıyer Belediyesinin ruhsat verdiği Ormanada’ya, Ne hemen  orman dibine yapılan Vadi İstanbul’a( gerçi nasıl karşı çıksınlar projeyi çizen arkadaşları)  nede Zekeriyaköy’deki Siyah Kaleme ne de Koç Üniversitesinin ilk Kuzey Ormanlarına vurduğu hançer olan Koç Üniversitesinin yıkılıp ormana terkedilmesi için sesiniz çıkıyor. Ağoğlunun  Fatih Ormanının dibine yaptığı ve satışını bitirip hızla inşaatı devam eden Ağaoğlu 1453’ü de unutmamak gerekir, biz Ağaoğlu’nu afişe ederken yine sessiz kaldınız.  3. Köprü içinde biz yıllardır Kadıköy’de Beşiktaş’ta, Arnavutköy’de, Sarıyer’de eylemlerde etkinliklerde mücadele verirken siz köprünün ayakları dikildikten sonra  yani iş işten geçtikten sonra ortaya çıktınız maksat millet işte görsün ne kadar yazık.

 

3.       Adınız Kuzey Ormanları Savunması ama ilk önce adınızın hakkını vermiyorsunuz. Biz size toplantılarda 3. Köprü yolunda yapılacak taşocakları için yaptığımız mücadelenin dosyasını verdiğimizde okumaya bile tenezzül etmediniz. İşte sizin  çevreciliğiniz demek bu kadarmış ne yazık ki.   Sarıyer Belediyesi nereye çekerse oraya giden bir üst yapıyla Kuzey ormanları savunulamaz.   Gerçi yazdıkları bildiride de anlaşılacağı üzere amaçları Sarıyer Belediyesini ve Siyah Kalemi aklayıp dikkatleri başka yöne çekmektir.

 

4.      Kuzey Ormanları Savunması adlı gurup içinde yer alan 20 ye yakın kişi aslında Sarıyer belediyesi park ve bahçeler müdürlüğünde çalışmakta ve  Sarıyer  belediyesinin imar izinlerine sesiz kalmaları bu nedendir. Ayrıca firma yetkilileri Kuzey ormanları Savunması adlı gurup adına birileriyle Sarıyer belediyesinde 2 ay evvel bir görüşme yapmış bunun hemen ardından gurup Beyoğlu’nda kendilerine bir merkez tutmuş olduğu biliniyor. Biz istihbaratımızı gazetecilerden ve güvenilir kişilerden alıyoruz.

5.      Firma yetkilisi ile bir gazetecini yaptığı görüşmede çevreci STK’lar aleyhinizde kampanya yürütüyor deyince, firma yetkilisi kendinden emin bir şekilde Kuzey ormanları Savunması  gurubu bizim aleyhimize bir şey yapamaz demiştir. Gazetecinin  aldığı ses kaydında bu belgelidir.

6.      Kuzey Ormanları Savunması  oluşumu bir çok STK’nın oluşumu ile kurulmuş gibi gözükse de yapının içinde yer alan ve takma isimler kullanan şahıslar bu hareketi farklı bir siyasi yapının güdümüne sokmuştur. Başta Sarıyer belediyesi olmak üzere planlı bir birliktelik içindedirler. Eee tabi Sarıyer’de rant büyük kaçırırlar mı ? Zaten Sarıyer Belediyesinin  Validebağı ziyaretindeki tutumları   birlikteliği deşifre etmiştir.

 

 

Çevre korumacılığı bir yaşam biçimidir, insanın yaşamına da yansıması gerekir. Altına karşı olup ,  altın takmak  bir arada olamayacağı gibi.   Çevre korumacılığı aynı zamanda siyasal etiği, toplumsal etiği iyi bilmek demektir. İnsan emeğine kim olduğuna bakmaksızın saygı demektir. İnsanlar çevre için mücadele versin versin sonra kendi sitende yada sosyal medyada  yayın yapıp bu işi biz başardık diye işin üstüne konmak demek değildir.  Diğer insanlarında katkılarını söylemektir, haklarını teslim etmektir. Hümanist duygulara sahip olmayanları, saygısız ve ukala yaklaşımları barındırmaz çevrecilik.

Türk kamuoyuna mal olmuş Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü defalarca bu tür  saldırılarla karşılaşmış olup, saldırıyı yapanların tümü bunun altın kalmıştır.

 

Doğa Savaşçıları Çevre Örgütü