.

                                                            1.KÖMÜR ÇALIŞTAYI  ARDINDAN

Ülkemizde kömür rezervi 17 milyar tona ulaşmış. 2013 yılına kadar yılda 80 milyon ton yerli kömür tüketilirken, Soma faciasından hemen sonra 2014  yılında 56 milyon tona; 2015 yılında ise 40 milyon tona düşen tüketim miktarı, hem doğal gaz ithalatçılarını hem de Petro kok ithalatçılarını sevindirmiş. 3 yıl için daha da zengin etmiştir.

Ülkemizde enerji üretiminde yüzde 15 yerli kömür kullanılırken; kalanı ithal edilmektedir. Enerji Bakanlığı en düşük maliyetli enerji üretimi yapacak firmalara kömür sahalarını işletmeye açacak olması ,enerji üretimi yapacak firmanın yüzde yüz yerli kömür kullanacağı anlamını ifade etmiyor.

Uluslararası Enerji Ajansı 2040 yılına kadar tüm dünyada enerji üretiminde  yüzde 28 kömür kullanımı öngörürken ,ülkemizde  yerli kömür kullanımı hususunda henüz bir öngörü yok. Yerli kömürün zenginleştirilerek kullanılması verimli olmasına karşın maliyet artışı  nedeniyle ithal kömür kullanımı  hızla devam etmektedir. İthal kömürle ülkemiz büyük oranda zarara uğratılmaktadır. Petrol kaynaklı sıkıştırılmış kömür Petrokok aslında doğa düşmanı olup çok ucuz olmasına rağmen yüksek maliyetlerde satılarak  büyük oranda halkın sırtından vurgun vurulmaktadır.

Isıdan Kaynaklanan Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliğinin parametreleri aşağı çeken düzenlemelerinin iptali  için  3 kez Danıştay’a dava açıp ve  kazanmamıza rağmen   bu sektörde kazancın büyük olması nedeniyle ithal kömür kullanımını engelleme yönelik   tüm cabamıza rağmen bunu başaramadık.

Enerji Bakanlığı sözde kömür üretimini destekleyen çalışma yapıyor gibi gözükse de, halen Petro kok ithalatına izin vermeye devam etmektedir.   Çünkü kısa vadeli büyük kazançlar söz konusu olup paylaşımda bazı kesimler arasında buna göre yapılmaktadır.

Örneğin Kömür Üreticileri Derneği kurulmuş ve bu çalıştayı düzenlemiş olmasına karşın Dernek Başkanı MUZAFER POLAT’a ait Polat kömür A.Ş  aynı zamanda büyük oranda Petro kok  ithalatçısıdır. Kömür tozu ve petrol karışımı olan ve hava kirliliğine neden olan bu kömür tanıtımını bu şirket yaparken web sayfasında  Polat Kömür  A.Ş. TEMA VAKFI üyesi olduğunu yayınlamaktadır.

TEMA VAKFI Genel Müdürü  Barış Karapınar;  16 Ekim Dünya Tarım gününde TARIM ALANLARINDA KÖMÜR KARANLIĞI başlığınla yerli kömür ve kömürle çalışması planlanan Termik santrallere karşı açıklamalarda bulunarak TEMA’nın duruşunu açıklamıştır.  Ancak nasıl oluyor da TEMA  Kömür ithal eden  bir şirketi Üye yapar ve bu şirketin  internet sitesinde TEMA’ya üye olduğunu yayınlamasına  izin vermektedir  (http://www.polatkomur.com)

 

Ülkemizde enerji ithalatına ödenen döviz miktarı 20 milyar dolarken  günümüzde güneş, rüzgar ve Hesler de  üretim arttırıldığı iddialarına rağmen ithalata ödenen döviz miktarı   72 milyar dolara ulaşmıştır.

Bu arada  Enerji Bakanlığı ile Orman ve Çevre Bakanlıkları arasında gizli bir fikir ayrılığı olduğu bilinmekte olduğundan bakanlıklar arası koordinasyonun eksik olması nedeniyle ülkemizin  ithal enerji için  ödediği döviz miktarı her gecen gün artmaktadır.

1960 yıllara kadar kömür  ile enerji sağlarken 1970 yıllarda petrole dönüş yaptığımızda tüm kömür kulanım aparatlarını çöpe atarak büyük bir ekonomik kayıp yaşadık. Petrol de yaşanan kriz nedeniyle 1980 li yıllarda tekrar kömüre dönüş yapmak zorunda kaldık.  Bu kez petrol kulanım aparatlarını çöpe attık.

1990’lı yıllarda ise son kez doğalgaz kullanımına geçilirken yine ekonomik olarak aparatları çöpe attık. Ülkemiz yüz yıl olmadan 3 kez enerjide tercih değişimi nedeniyle apartmanlarını çöpe atması nedeniyle tahmini olarak 200 milyar dolar dan fazla kayıp yaşamıştır. Doğalgaz geçiş sırasında yapılan yer altı ve yer üstü kulanım aparatlarına ödenen 150 milyar dolar ise ayrıca hesaplanmaktadır.

Türkiye 2010’dan bu yana enerji çeşitliliğine girmiş  olmasına rağmen  ülkenin tüm ihtiyacını halen karşılamak şöyle dursun enerji üretiminde kullanılan tüp aparatlar için bugüne kadar  80 milyar dolar para harcanmış olup ,ülke yatırım çöplüğü haline gelmeye başlamıştır.

Ülkemiz ihtiyacı olan  80 bin MV ihtiyacı  14 çeşit enerji üretim kaynağından sağlanmasına rağmen kömürden elde edilen enerji miktarı 10 bin MV olup; 8bin MV enerjinin ithal kömür üretildiği bir gerçektir.

Akarsu,rüzgar,lisansız fuel oil, motorin, ithal kömür, taş kömür,linyit,asfaltit,lng,nafta,bio gaz, jeotermal, ve barajlardan elde edilen enerji  halen yeterli gelmemektedir.  Bu arada kaya gazı yani Şeyl Gazın ülkemizde varlığının 80 milyon ton olduğu tespit edilmişse de;  bu gazı çıkarımı esnasındaki işlemlerin  dik kayanın 5 bin metre derinlikte  “L”  şeklinde olması nedeniyle depremleri tetiklediği bunun yanı sıra kullanılacak kimyasalların yer altı su kaynaklarına zarar verdiği bilimsel olarak ispatlanmıştır. Bu nedenle bu gazın kullanılması ülkemiz için vahim sonuçlar doğuracağı kaçınılmaz gerçektir.

Kömürden enerji üreten ülkeler arasında Polonya yüzde 84 ile başta gelirken Çin yüzde 75,  Almanya yüzde 40  kömür kullanarak enerji elde etmekte olduğu gerçeğinden yola çıkıldığında ülkemiz 79 bin MV Elektrik enerjisinin yüzde 75 ini ithal etmekte ve giderek bu ithalat devam artmaktadır. Oysa Enerji Bakanlığı’nın büyük reklamlarla başlattığı ENVER projesi bu rakamların aşağı çekileceğini savunarak başlatılan çalışma sonuç itibariyle fos çıkmış tam tersi bağımlılık daha da artmıştır.